Meme Hastalıkları Nelerdir?

Meme ergenlik sürecinde gelişmeye başladığı andan itibaren ölüme kadar aktif bir doku olarak işlev görmektedir. Sabit bir doku değildir. Bu nedenle çok hızlı gelişir ve çok farklı çeşitlilikler göstermektedir. Bayanların adet sürecinde, doğumdan önce ya da doğumdan sonra, yaşın getirmiş olduğu durumlardan dolayı değişkenlik gösteren bir dokudur ve hiçbir zaman aynı kalmaz. Bu dokunun da normal olarak iyi huylu lezyonları ya da kötü huylu lezyonları kendi içerisinde oluşabilmektedir.meme hastalıkları, meme hastalıkları belirtileri, meme hastalıkları tedavisi

Meme hastalıkları iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere temel çerçevede incelenmektedir. Kötü huylu meme hastalıkları meme kanseridir. İyi huylu meme hastalıkları da meme dokusunda oluşabilecek rahatsızlıkları ve emziren annelerde meme iltihaplarını kapsamaktadır.

Emziren annelerde hem tecrübesizlik hem de bakım yetersizliğinden dolayı ortaya çıkan, meme ucunda süt kalıntıları ya da ufak çatlakların meydana geldiği rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Bu rahatsızlıklar anneye sancı verdiği gibi bebeğin beslenmesine de engel teşkil etmektedir. Çatlaklarda oluşan iltihaplanmalar, ağrı ve ateş yapmaktadır. Emzirmeye bağlı olarak süt kanallarının genişlemesinden kaynaklı hastalıklar da meme hastalıkları çerçevesine dahil edilebilmektedir.

Meme hastalıklarını kapsayan bir diğer unsur ise, memede firokistlerdir. Bu fibrokistler sıklıkla 10 kadının 8 inde meydana gelen rahatsızlıklardan biridir. Bu vakalar iyi huylu kistlerdir. Meme dokusunun içerisinde 2, 3 , 4 mm. gibi küçük yapıda bulunarak, içerisinde bulunan sıvı ile memenin etrafına yayılmış durumda bulunmaktadırlar. Bu kistler tümörlü doku ya da kanserli doku ile ilişkili değildir. Kendi içerisinde makro kist ve mikro kist olarak ikiye ayrılmaktadır. Mikro kistler, 10 mm. in altında olan kistlerdir. Genellikle takip ile kontrol altına alınırlar, ağrı yaptıklarında ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Özel ilaçlar ile kontrol altında tutulabilmektedirler. Makro kistler ise, 10 mm. nin üzerindeki kistlere denilmektedir. 10 – 15 – 20 mm. gibi artarak giden çapları bulunmaktadır. Şüphelenilen makrokistlerde ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi yapılarak içindeki sıvı boşaltılabilmektedir. Patolojiye gönderilerek tetkiki yapılır. Israrlı şekilde ağrı ya da belirginlik gösterebilirse, cerrahi müdahale sonucu çıkarılabilmektedir. Fibrokistlere cerrahi müdahalede bulunmak dünya üzerinde çok nadir bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

No Comments Yet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir